Kuyular defteri: bir romanın kaynakları
Kuyunun Dibindeki Işık'ı yazarken tuttuğum defterden dört sayfa.
Roman, 2019'da bir haber kupüründen çıktı: bir köyde kuyu kurumuş, köylüler suyun bir fabrikaya çekildiğini iddia ediyor, dava açılmış. Kupürü kestim, deftere yapıştırdım, üç yıl orada durdu.
Sonra dört köy gezdim. Hiçbiri romandaki köy değil; romandaki köy dördünün toplamı. Not defterimde en çok tekrarlanan cümle şuydu: Kimse önce suyu konuşmuyor. Önce yol konuşuluyor, sonra okul, sonra göç. Su, sohbetin kırk beşinci dakikasında geliyor ve geldiğinde masa sessizleşiyor.
Bir de sondaj raporları var. Kuru bir dil: derinlik, debi, iletkenlik. Romanın en duygusal sahnesini yazarken önümde bir sondaj raporu duruyordu; ölçüm dilinin soğukluğu olmasa o sahne fazla ıslak olurdu.
Deftere yapıştırdığım kupürün altında kendi el yazımla bir not var: Suyun çekildiği yerde ne kalır? Roman, üç yıl boyunca bu sorunun cevabını aradı. Bulduğu cevap şu: iz kalır, bir de birbirine bakmayan insanlar.
İki ayda bir, kısa bir mektup
Yeni kitap ve baskı haberleri, imza günü tarihleri, arada bir de yayımlanmamış bir sayfa.