Sekiz dilde aynı rüzgâr
Çevirmenlerin sorduğu sorular, romanın kendi hakkımda bilmediğim yerlerini gösterdi.
Rüzgâr Toplayıcıları'nda on yedi rüzgâr adı geçiyor. Sekiz çevirmenin sekizi de aynı yere takıldı: dul.
Fırtınadan yarım gün önce kesilen, denizi ayna gibi yapan rüzgârsızlığa Karadeniz'in bazı kıyılarında verilen ad bu. Almanca çevirmen bunu bileşik bir kelimeyle karşıladı; Yunancada zaten benzer bir sözcük varmış; İngilizce çevirmen ise pes edip Türkçesini bıraktı ve dipnot düştü.
Çevirmen soruları bir romanın röntgenidir. Bana en çok şunu öğrettiler: bir kelimenin çevrilememesi, o kelimenin taşıdığı bilginin ne kadar yerel olduğunu gösterir. Rıza Usta'nın haklı olduğu yer tam da burası. Ölçüm evrenseldir; ad, yereldir.
İki ayda bir, kısa bir mektup
Yeni kitap ve baskı haberleri, imza günü tarihleri, arada bir de yayımlanmamış bir sayfa.