Sinop atölyesinden notlar
On sekiz kişi, iki gün, tek bir kural: kimse kendi metnini savunmayacak.
Atölyenin tek kuralı var: kimse kendi metnini savunmayacak. Metin okunur, oda konuşur, yazan susar. İlk saatte herkesi geriyor; ikinci saatte odanın havası değişiyor.
Bu yılki en iyi metin, emekli bir postacının yazdığı üç sayfaydı. Otuz yıl boyunca aynı sokakta mektup dağıtmış; hangi kapının hangi haberi beklediğini biliyormuş. "Bir sokağı adreslerden tanımak" diye bir cümlesi vardı, ödünç almak istedim, vermedi. Doğrusu da bu.
Seneye tekrar açacağım. Kontenjan yine on sekiz; salon daha büyüğünü kaldırmıyor, ben de kaldıramıyorum.
İki ayda bir, kısa bir mektup
Yeni kitap ve baskı haberleri, imza günü tarihleri, arada bir de yayımlanmamış bir sayfa.