Rüzgâr Toplayıcıları
Roman · 2021 · 14. baskı
Kırk yıl sonra köyüne dönen bir hidrolog, kurumuş bir kuyunun dibinde kendi çocukluğunu bulur.
Selma Akkuş kırk yıldır su arıyor: önce Anadolu'nun kurak ovalarında, sonra dünyanın öteki ucundaki çöllerde. Emekliliğine üç ay kala, doğduğu köyden bir mektup gelir. Köyün tek kuyusu kurumuştur ve kalan yedi hane, suyun nereye gittiğini bilen tek kişinin o olduğunu düşünmektedir.
Selma döndüğünde kuyunun dibinde su değil, bir sandık bulur: içinde 1974 yazına ait bir defter, iki mektup ve bir çocuğun çizdiği harita. O yaz köyde bir kız kaybolmuştu ve kimse bir daha adını anmamıştı.
Kuyunun Dibindeki Işık, bir kuraklık romanı olduğu kadar bir suskunluk romanı; suyun çekildiği yerde neyin ortaya çıktığını, bir topluluğun kendi hikâyesini nasıl gömdüğünü anlatıyor.
“Kuraklık, yağmurun kesilmesi değildir. Kuraklık, kimsenin artık yağmuru beklememesidir.”
“Bir köyün hafızası kuyusu kadar derindir; dibi görünmeye başlayınca herkes başka yöne bakar.”
“Kırk yıl boyunca su aradım. Meğer suyu değil, susanları arıyormuşum.”
“Yalın, kuraklığı bir manzara olmaktan çıkarıp ahlaki bir soruya dönüştürüyor. Yılın en olgun romanı.”
— Kitap Eki, Mart 2024
“Cümleleri suyun kendisi gibi: sakin, ısrarlı ve sonunda her şeyi aşındırıyor.”
— Edebiyat Defteri
Serbestçe kullanabilir, çoğaltabilirsiniz. Kulüp rehberi →
Bağımsız kitapçılar ve şehir şehir satış noktaları için Nereden Alınır sayfasına bakabilirsiniz.
Basılı kitap
E-kitap
İmzalı ve ithaflı nüsha